The Ball

Şimdiki oyunumuz belkide göreceğiniz en ilginç oyunlardan biri. Evet, tamda okuduğunuz gibi oyunumuzun adı “top”. Yani havalı bir şey yok sadece “top”. Genellikle kitaplarda, gazetelerde ya da her dalda olsun bir şeye isim verilirken hep havalı, ilgi çekici isimler kullanılırdı. Ama bu sefer bir ilk olarak en sade isimi oyunumuza vererek yayınlamışlar. Açıkçası “The Ball” ismi oyunumuza uymuyor da değil (-: Bu yüzden ben, The Ball ‘ı acaip derecede merak ettim. Muhtemelen sizde merak etmişsinizdir. Hemen birlikte inceleyelim… Oyunumuzun konusu Meksika’da geçiyor. Ana karakterimiz Meksika’da uykuda olan bir volkanda ekibiyle birlikte çalışan bir arkeolog. Dışarıda arkadaşlarıyla buluşmak için sözleşerek, araştırma için tek başına bir gün volkana giriyor. Tabii buranın sadece basit bir mağara olmadığı gerçeğiyle yüzleşmesi de uzun sürmüyor. Bu yüzden Aztek kalıntılarının ortasında, yüzyıllardır yabancılardan saklanan bir gizemin varlığını çözmek kahramanımızın elindedir. Tabi ki kimin yardımıyla? Muhteşem topumuzun. Tarz olarak The Ball hakkında, bulmaca ağırlıklı bir oyun olduğunu söyleyebiliriz. Başlarda karşılaştığımız bulmacalar kolay olsa da giderek ter döktürecek dereceye geliyor. Aynı Portal gibi. Hatta Portal 2 çıkana kadarda The Ball ile idare edebilirsiniz. Binlerce bulmaca oyunumuzda mevcut. Bunun yanında birbirinden zorlu düşmanlarda bize engel olabiliyor. Zombiler mi dersiniz, birbirinden büyük bosslar mı dersiniz her şey tam atmosfere uygun olarak The Ball ‘a dahil edilmiş. Tam bulmacanızı çözerken birden zombiler çıkabiliyor, etrafınızı bir sardılar mı ortam kızışıyor. Ve bu düşmanlara kaşı tek savunmamız var buda sadece bir top. İsimden de anlayacağınız gibi oyunumuzdaki ana şey top. Her şeyimizi bir top ile yapıyoruz. Duvara tırmanma, kapıları açma, kilit kırma, savunma, saldırı her şey bir topa bağlı. Hatta ilerleyen bölümlerde topu binek olarak da kullanabiliyoruz. Bu yüzden de topu kontrol etmek için garip bir silahımız var. Bu itme – çekme mantığı ile işleyen bir silah. Bosslara saldırırken, birbirinden garip yaratıkları ezerken tek kullanabileceğimiz silah devasa topumuz. Gelelim The Ball ‘ın grafiklerine. Efenim öncelikle oyunumuzun Unreal Engine 3 motoru ile yapıldığını belirtiyorum. Zaten ilk görüşte anlayabilirsiniz. Resmen oyun kendini tanıtıyor. Yaratıklar, mekanlar, gölgelendirmeler, ışıklandırmalar ve daha bir çok şey bu motor ile yapılmış. Arada ufak tefek sorunlar olsa da oyunumuzun grafikleri harikulade ve kesinlikle The Ball ‘ın grafikleri hakkında laf söyletmem. Bulmaca oyunlarını seven arkadaşların The Ball ‘ı kesinlikle denemesini öneriyorum. Şimdiden herkese iyi eğlenceler diliyorum…










