The Saboteur

Bu seferki oyunumuz yine bir 2. Dünya Savaşı oyunu. Ancak bu seferki oyunumuzda farklı olan bir şeyler var. Birincisi en başta bir askeri canlandırmıyoruz. İkincisi ise bir FPS oyunu değil TPS oyunu olması. Yani oynayacağımız adamı baştan aşağı görebileceğiz. Ancak şimdi söyleyeceğim özellik diğer 2. Dünya Savaşı oyunlarından ayıran esas özellik. The Saboteur un GTA tarzı bir oyun olması. Evet, yanlış okumadınız. GTA tarzı bir oyun ve şehirde dolanıp görev yerlerine arabalara binip gidebileceksiniz. The Saboteur un konusuna gelecek olursak; Sean adlı canlandıracağımız bir karakter var. Sean Fransa-Almanya sınırlarında yapılan bir yarışa katılır. Bu yarışta Alman bir yarışçı hile ile birinci olur. Buna dayanamayan Sean arkadaşı ile gidip bu Alman herifin aracını uçurumdan aşağıya bir güzel iterler. Bunu fark eden Alman da Sean ın arkadaşını tuttuğu gibi öldürür. Sean öfkelenir ancak bir şey yapamaz. Çünkü Alman yarışçı sadece yarışçı değil pis işler de çevirmektedir. Sean da hemen oradan uzaklaşır… Sean arkadaşının intikamını almak için geri döndüğünde Almanlar 2. Dünya Savaşını başlatmıştır. Daha sonra Sean arkadaşının intikamını da bahane ederek direnişe katılır. The Saboteur un konusu kısaca budur. Gelelim oyunun içeriğine ve oynanışına. Direnişe katıldıktan sonra bize çeşit çeşit görevler veriyorlar. Ancak ilk başlarda ayak işlerini yaptırıyorlar. Daha sonra bu görevler zorlaşıyor ve çatışmaya kadar gidiyor. Görevleri bitirdikçe direnişçiler içerisindeki itibarımız artıyor. İtibarımızın artmasıyla çeşitli yerlerle iletişim kurup kimi yerden silah alıyoruz kimi yerden de araç alıyoruz. Ancak bu silahı, aracı verenlerde yine direnişçiler arasından. The Saboteur Fransa da geçtiğinden Fransa nın şehirleri falan yapılmış. Ancak ilk başlarda bulunduğunuz şehirden diğer şehre geçtiğinizde ekranı gri görürseniz şaşırmayın. Bu The Saboteur da olan bir özellik. GTA da nasıl görevleri tamamlamadan diğer şehre geçemiyordunuz? The Saboteur da ise şehre geçiyorsunuz ancak şehir gri. Görevleri tamamladıkça tek tek şehirlere renk geliyor. Sokaklarda dolanırken de dikkatli olun. Alman askerlerinin yanından geçerseniz askerler sizden şüphelenebiliyor. Eğer fark ederlerse de kovalıyorlar. Sokakta sağda solda giderken de Alman askerlerinin Fransızlara dayak attığını falanda görebilirsiniz. The Saboteur un sistem gereksinimleri ise şöyle; İşlemci: Core 2 Dual Core 2.4 GHz/ RAM: 2GB Ram/ Sabit Disk: 7GB Boş Alan/ Ekran Kartı: 256MB GeForce 7800GTX veya Radeon HD 2600 Pro. İyi eğlenceler…

Transformers: Revenge of The Fallen

Transformers: Revenge of The Fallen da bildiğiniz gibi iki ırk bulunuyor ve her iki ırk içinde ayrı senaryolar var. Autbot’larda, Optimus Prime, Bumblebee, Ironhide, Rachet ve Breakway adlı karakterler seçilebiliyor. Decepticon’larda ise Starscream, Grindor, Long Haul, Sideways ve tabii ki Megatron var. İki ırkın görevlerini dev bir haritada yapıyoruz. Transformers: Revenge of The Fallen da iki ırka da iyi hazırlanmış bir eğitim bölümüyle başlıyoruz. Bu bölüm hiç de baştan savma değil, her anlamda yapılması gereken şeyleri öğretiyor. Oyundaki kara ve hava olmak üzere iki tane bulunan araç ve robot türünün hareketlerini bu bölümde öğrenebiliyoruz. Transformers: Revenge of The Fallen ın amacı en hızlı bitiren kazanır mantığına sahip. Her bölümü bronz, gümüş, altın ve platinyum madalyayla bitirebiliyoruz. Hızlı oyun ve zevk eşittir, başka bölüme geçmek için daha çok puan kazanmamız gerekiyor. Transformers: Revenge of The Fallen ın ilk çıkan oyundan daha başarılı olduğu kesin ve bunun içinde daha iyi sistem özelliği gerekiyor. Transformers: Revenge of The Fallen ın minimum sistem gereksinimleri şöyle: 1gb RAM\ Hard disk de 8gb boş alan\ Nvidia Geforce 6600 veya Ati 9800 Pro ekran kartı\ Intel® Pentium 4 veya AMD Athlon 64™ işlemci. Bir daha ki oyuna görüşene dek kendinize iyi bakın.

Wars and Warriors: Joan of Arc

Wars and Warriors: Joan of Arc un en güzel yönü iki çeşit modda oynama şansınızın olması. Adamlarınızı arkanıza alıp, karakterinizin hemen arakasından takip eden kamerayla kendinizi savaş alanına atabiliyorsunuz. Bu hem olaylara anında müdahale etme şansı sunuyor size, hem de kontrolü elden bırakmamanızı sağlıyor. Birde Wars and Warriors: Joan of Arc u strateji havasında da oynayabiliyorsunuz. Böylece daha fazla alan görebiliyor, adamlarınıza daha kolay yönetebiliyorsunuz. Bu modun kontrolü kolay gibi görünse de, olaylara uzak kaldığınızdan, kalabalık ortamlarda başarısız olabiliyorsunuz. Grafik konusunda, Wars and Warriors: Joan of Arc çıktığı zamana göre çok başarılı. Karakterler uzaktan harika görünüyor. Etrafa bir baktığınızda, gözünüze ilk çarpan şey bitkiler olacak. Otlar, ağaçlar gerçekçi hareket ediyor. Işıklandırma efektleri de fena olmamış. Kaplamalar amatör işi gibi duruyor ve pek detaylı değiller. Bu açık alanlarda daha belirgin görülebiliyor ama kasaba içlerinde, etrafta evler falan olduğunda, pek göze çarpmıyor. Kasabalara geldiğinizde, etrafta insanlar dolaşıyor, konuşuyorlar. Atmosfer başarılı bir şekilde hayata geçirilmiş. Binalar da iyi modellenmişler. Wars and Warriors: Joan of Arc, oynanması gereken bir oyun. Sebeplerini saymak gerekirse, konusu tanıdık. Bu konu içinde yer almak oldukça eğlenceli. Ayrıca iki türü başarılı bir şekilde birleştirmiş oyun. Playstation’daki Dynasty Warriors gibi, onlarca asker ile savaşabiliyor, at üzerinde gidebiliyorsunuz. Bunlar daha önce denenmemiş özellikler ve en azından bir kere tecrübe edilmesinde fayda var. Bu yüzden, oyunu size tavsiye ediyorum ve şimdiden iyi eğlenceler diyorum. Wars and Warriors: Joan of Arc adlı oyunumuzun minimum sistem gereksinimleri şöyle: Intel Pentium III 800mhz. 256 mb ram. Harddiskte 1 gb boş alan. Nvidia GeForce 2 veya Ati Radeon ekran kartı.

Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition

Bilim-kurgu diyince aklımıza ilk gelen şey Star Wars dır. Açıkçası Star Wars ı pek sevmesem de bu son çıkan oyunu baya bir ilgimi çekti diyebilirim. Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition a Darth Vader’la başlıyoruz. Evet, şu solunum problemi yaşayan, ancak buna rağmen sahip olduğu Jedi güçleri sayesinde dünya çapında belki de en çok hayranı olan kötü karakterle. Peki, ne işimiz var bizim Darth Vader’la? Jedilar’ın büyük bölümü yok edilmiştir. Kurtulanlar ise İmparatorluk casuslarınca yerleri tespit edilip, yok edilmektedirler. İşte yine böylesi bir zamanda İmparatorluk casusları Wooki’lerin ana gezegeni olan Kashyyyk’a yalnız bir Jedi’ın sığındığını öğrenmişlerdir ve Darth Vader da bu durumla bizzat ilgilenmek için bu gezegene gitmiştir. İşte biz de tam olarak burada yönetimi ele alıyoruz ve belki de en karizmatik kötü kahraman olan Vader’ı yönetmeye başlıyoruz. Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition da en çok ilgimi çeken şey, Dark Vader a hiç dayak yedirtmiyorlar. Karizma yürüyüşü ve mermileri geri saptırışı oyuna tamamen ayrı bir zevk katıyor diyebilirim. Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition a girdiğimde ilgimi çeken bir başka şey ise uzay gemilerinin yanımızdan geçişi. Enteresan bir kaos ortamı var. Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition grafiklerine gelirsek iyi haberlerim yok. Oyunun grafikleri ayarlanmıyor. Bu yüzden baya bi uyuz oldum. Her şey çok detaylı ama aşırı detaylı ayarlar düşürülmüyor. Gereksiz grafik ayarları var ve kapanmıyor. Gereksiz yere kastırıyor. Star Wars: The Force Unleashed – Ultimate Sith Edition minimum sistem gereksinimleri ise şöyle: Windows XP – SP3, Windows Vista – SP2 veya Windows 7 işletim sistemi\ 2.4 GHz hızında çift çekirdekli bir işlemci (Intel Core 2 Duo veya AMD Athlon X2) veya daha iyi bir işlemci\ 2 GB RAM\ NVIDIA GeForce 8800 / ATI Radeon HD 2900 veya daha iyi bir ekran kartı ekran kartı\256 MB ekran kartı belleği\ 23.8 GB boş alan. Herkese iyi eğlenceler…

The Matrix: Path of Neo

İlk filminin gösterildiği andan itibaren tüm film ve oyun dünyasına şekil veren tek yapıt: The Matrix. Bilirsiniz ki filmin bir sahnesinde Neo ajanın mermilerinden kaçarken, mermilerin havayı delip geçme efekti vardı. Muhtemelen hatırlamışınızdır. O olaydan sonra her Allahın filminde aynı efektle karşılaşmaktan midemiz bulandı. Ama şu aralar midem sağlamken, The Matrix i bir daha izleyeyim dedim. Eskileri hatırlamak harika oluyor. Neyse filmi izleyeyim derken aklıma bir şey takılı verdi. A a? Bende The Matrix: Path of Neo diye bir oyun vardı dedim. Anında yükleyip tüm Matrix hikâyesini baştan sona tekrar yaşadım. Hemen bu güzel oyunu sizlerle paylaşayım diye uploadladım. Efendim oyunumuzun adı The Matrix: Path of Neo. Adından da anlaşılacağını gibi tamamen Neo’un hayatını baştan sona eksiksiz oynuyoruz. Ama oyunda ilgimi çeken bir iki şeyde şu. Yapımcılar boş kalmamış bir iki şeyde kendileri içine katmışlar ve bize sunmuşlar. En hoşuma giden tarafı bu. Bir başka şeyde, Neo ile Matrix’e ezik ezik dalıyoruz sonra Matrix’i yönetebilecek hale geliyoruz. Mesela Matrix’i çözüp ajanları yendikten sonra uçmayı öğreniyoruz ve diğer insanları da Matrix’ten kurtarmak için görevlere başlıyoruz. The Matrix: Path of Neo böyle upuzun devam ediyor. Bir başka şeyse yetenekler. Her bölümün sonunda yeni dövüş stilleri açılıyor. The Matrix: Path of Neo un en iyi yanlarından biriside bu zaten. Çok fazla yetenek var. Hepsini açarak bitirmişliğim yoktur. Neyse uzatmadan grafiklere gelelim. Oyunumuzun en en kötü tarafı da bu. Adamların suratları azda olsa saçma. Mutasyona uğramışlar gibi. Grafiklerin zor ayarlanışı beni oyundan baya bi soğuttuydu. The Matrix: Path of Neo nun minimum sistem gereksinimleri şöyle: AMD-Pentium 4 1.8 GHz işlemci\ 512 MB of RAM\ Windows 2000 yada XP\ 6X DVD-ROM\ DirectX 9.0c. Herkese iyi eğlenceler ve iyi oyunlar diyerek son noktayı koyuyorum.