F.E.A.R.

F.E.A.R. serisinin ilk oyunu. Oyun çıkmadan önce her gün acaba yeni bir videosu çıktı mı, acaba yeni bir ekran görüntüsü yayınlandı mı diye sürekli merak eder ve FEAR’ın çıkışı için giderek heyecanlanırdık. O gün gelip de F.E.A.R. bilgisayarlarımızda kendine yer edindiğinde büyük olay olmuştu. F.E.A.R. çıkmadan önce yayınlanan single player demosunun 1.5 milyon kişi tarafından indirildiğini düşünürsek eğer bu oyunun ne kadar heyecanla beklendiğini ve ne kadar büyük bit oyun olduğunu anlatmamıza gerek yok. Öncelikle bu oyunu ne Doom 3 ne de Half-Life 2 ile grafik detayı dışında karşılaştırmamak gerek. Çünkü sakin bir kafa ile düşündüğünüzde bu üç oyunun da birbirleri ile hiçbir alakası olmadığını anlarsınız. Doom ve Half-Life’ın geçmişini göz önüne aldığımızda zaten her şey anlaşılacaktır. Zaten şu daha iyi, bu daha kötü karşılaştırması bu oyunların hepsine haksızlık olurdu. Ayrıca F.E.A.R. karşımıza ilk defa çıkan bir oyun, F.E.A.R. serisinin ilk oyunu. Her ne kadar türe çok fazla yenilik getirmese de F.E.A.R. tam anlamıyla katıksız bir FPS. Hele ki bunu size sağlam bir atmosfer, sıkı aksiyon ve sinema filmlerini aratmayacak kalitede korku öğeleri ile süsleyip sunarsa işte biz buna kısaca F.E.A.R. diyoruz. Zaten yapımcı firmanın Monolith olduğunu düşünüsek herhalde pek de şaşırmamamız gerekir. F.E.A.R.’ın açılımı First Encounter Assault and Recon. F.E.A.R. olağan dışı olayları araştırmak ve olası aksiliklerde yok etmek için kurulmuş bir özel tim. Siz de bu ekip’te yer alan özel silahlar ile donatılmış bir askersiniz. Ama ne adınız ne de geçmişiniz bilinmiyor. Yani askerlerden kapıyı açman gerek veya şurayı sen kontrol et harici bir şey duymuyorsunuz. Sizin göreviniz klonlanmış asker üreten bu fabrikayı temizlemek ve çıkan isyanı bastırmak. Tabi sizin bildiğiniz olay bu. Yoksa kazın ayağı öyle değil. Paxton Fettel’ın önderliğindeki bu insan üstü klon ordusu telepatik olarak kontrol altına alınacak ve Fettel yoldan çıkacaktır. Zaten üstlerinizin gecenin bir vakti aniden kaldırılıp protiplerden birinin kontrolden çıktığını ve bunun sizin her türlü akli dengenizi bozabilecek bir varlık olduğundan söz etmesini bekleyemezdiniz. Sizin de bu tim de yer almanız için gereken sistem gereksinimleri; Windows XP/2000, Pentium 4 1.7 GHz ya da eşdeğeri , 512 MB RAM, 64 MB GeForce 4 Ti or Radeon9000 video card. İyi Eğlenceler.

Killing Floor

Killing Floor, korku yönü ağır basmasa da korku-aksiyon senteziyle ilginç bir çoklu oyuncu (co-op survival) deneyimi sunuyor bizlere. 2004 Mod’u olarak oyun piyasasına giriş yapan Killing Floor, Red Orchestra’dan hatırlayacağımız Tripwire Interactive’in çabalarıyla düşük bütçeli bir oyun olarak satışa sunuldu. İngiltere’nin kırsal bölgelerinde ordu tarafından gerçekleştirilen klonlama deneylerinin başarısız olmasıyla ortaya çıkan eli ayağı düzgün, şirin mi şirin. yaratıkları öldürmekle görevliyiz. Uzun lafın kısası, bulduğunuz yaratığı indirmeniz isteniyor ki ‘Survival Game’ mantığı da budur zaten. Hayatta kalmak! Oyunun temel kurallarına göre maksimum 6 kişilik asker grubunuzla gruptaki kişi sayısına göre sayısı ve güçleri artan miktarda yaratıklardan oluşmuş 10 akını başarıyla tamamlamanız gerekli. Silahları vurduğunuz yaratığın türüne göre para kazanarak ve her akın bitiminde elde ettiğiniz sabit parayı kullanarak size akın sonunda imleçle gösterilen silah tüccarından satın alıyorsunuz. “Tab” tuşuyla da oyuncuların öldürdükleri yaratık miktarları listeleniyor. Killing Floor da tipi evlere şenlik bir psikopat bilim adamımız var. Oyuncu tabiriyle “Boss” koymayı ihmal etmemiş yapımcılar. Killing Floor, tamamiyle eğlenceye dayalı bir oyun olarak kafa yormadan saf aksiyon sunuyor oyunculara. FPS oyunlarından alıştığımız, silahın ucunda duran o 4 tane çizgi; yani nişan imlecimiz bu oyunda yok. Sağ tuşa basarak namludan bakıyor ya da zamanla alıştıktan sonra göz kararı ateş ediyoruz. Zaten etrafınızı saran yaratıklar imleç yokluğunu hissettirmiyor. İnternet üzerinden çoklu oyuncu seçeneğine girdiğiniz zaman karşınıza bol miktarda sunucu geliyor. Oyunun orjinal olması gerekmiyor internet üzerinden oynamak için ve ttnet ile bile oynanabiliyor. Bağlantınıza göre hangi sunucuda daha akıcı şekilde oynayabileceğinizi en sağdaki “Ping” değerlerinden görebilirsiniz. Killing Floor bahsettiğimiz gibi maksimum 6 kişi temel alınsa da 12, 24, 32 ya da 64 kişilik sunucular da mevcut. Oyundaki kişi sayısına göre yaratıkların sayıları ve zorlukları arttığı için oldukça zevkli kapışmalar olabiliyor. Fakat uyarmak lazım; bu tarz kalabalık sunucularda “Stats” seçeneği bulunmuyor. “Stats” seçeneğinin, hile korumasının bulunup bulunmadığı, oyun zorluğu gibi detayları sunucu listesinde sunucunun solundaki işaretlerden görebilirsiniz. Killing Floor minimum mistem gereksinimleri Şöyle; Windows XP / Vista, Pentium 4 1.8 Ghz ve eşdeğeri, 512 MB RAM, ATI Radeon x1300 / nVidia GeForce 6200 ve üzeri, 2 GB HDD Alan. Herkese iyi eğlenceler.

Cryostasis : The Sleep of Reason

Hiç oyun oynarken üşüdüğünüz oldu mu? Ya da titrediğiniz? Oyunumuz Cryostasis : The Sleep of Reason, 1981 yılında kuzey kutbunda yer alan soğuk bir gemi faciasını anlatıyor. Buz kırıcı nükleer bir gemi, kuzey kutbunda ilerlerken kaza yapıyor ve gemiye ulaşması, olan biteni araştırması için Rus meteoroloji uzmanı Alexander Nesterov yani karakterimiz olay yerine gönderiliyor. Nesterov tam gemiye yakınlarına gelmişken kendisini buzdan bir çukurun içinde bulur ve hayaller görmeye başlar. İşte bu hayallerde gemiye nasıl girdiğimiz, olayların gidişatını nasıl değiştirdiğimiz kesit kesit anlatılmış. Öncelikle şunu söyleyeyim. Cryostasis çok değişik bir atmosfere sahip. Daha ilk bakıştan Cryostasis in diğer oyunlardan farkını anlayabilirsiniz. Ekranın sol alt köşesinde bulunan bir ibre mevcut. Oda ve vücut sıcaklığımız gösteriyor. İbre normalin altına inerse donarak ölme tehlikemiz var. Daima ibreyi sıcak tutmamız gerekiyor. Bunun içinde çevrede bulunan bazı sıcak borular, makineler ve meşaleler var. Ara sıra lambayla bile ısındığımız oluyor. Gemide dolaşırken karşımıza çeşitli düşmanlarda çıkıyor. Ama soğuk nedeniyle biraz hantallar. Onun için pek sorun yaratmıyorlar. Gemide bazı donmuş insanlar var. Onların üstünde bulunan kırmızı topları aldığımızda ölen insanın, ölmeden önce neler yaptığını ve nasıl öldüğünü görebiliyoruz. Donmuş insanları kurtararak kaderini değiştirebiliyoruz. Bizim amacımızda tamamen kaderi değiştirerek, kazayı olmadan önce önlemek. Evet, gelelim grafiklere. Çoğumuzun bilgisayarının kaldıramayacağını düşünüyorum. Çünkü her taraftan grafik fışkırıyor. Ayarları biraz kısarsak ve gereksiz ayarları kapatırsak ciddi bir performans artışı oluyor. Eminim ki oynarken gerçek sanacaksınız. Cryostasis : The Sleep of Reason minimum sistem gereksinimleri şöyle: Pentium 4 2 GHz CPU, 1 GB RAM, Graphic card 256 MB (GeForce 6600 or better), 13 GB HDD, Windows XP/Vista. Neyse daha fazla uzatmadan, herkese iyi eğlenceler…

Penumbra: Requiem

İliklerimize kadar korku salan Penumbra serisinin en korkunç oyunu Penumbra: Requiem karşınızda duruyor. Penumbra: Requiem e daha önce çıkan Black Plague nin devamı diyebiliriz. Black Plague yi oynayanlar bilir, oyunda korkmamak mümkün değildi. İşte Penumbra: Requiem in Black Plague den daha korkunç olduğunu düşünürsek, kısacası kalp hastası değilseniz hiçbir sorun yok. Çünkü gerilim yaratan birçok sahne var. Mesela kapıları açarken yaşadığımız korkuyu, ben başka oyunda yaşamadım. Hele oyunda hiç kendimizi koruyabileceğimiz bir silahımızın olmaması oyuna başka bir heyecan katıyor. Gelelim Penumbra: Requiem deki grafiklere. Aynı Black Plague gibi. Fazla bir değişiklik yok. Zaten çevre dehşet saçıyor. Birde Penumbra: Requiem de seslere çok önem verilmiş. Etrafta garip inlemeler, tıksırmalar, ayak sesleri falan insanı şoka sokuyor. Penumbra: Requiem minimum sistem gereksinimleri şöyle: 1.5 Ghz Cpu. 512 MB Ram. Vga Radeon 8500/GeForce 3 ve üstü. Herkese iyi eğlenceler…

Penumbra: Black Plague

Penumbra: Black Plague, Frictional Games’in önceki oyunu Penumbra: Overture’ün devamı niteliğinde; babasının ölümü yolunda kurulan macerasına devam eden Philip, Black Plague’de yalnızca önüne çıkan bulmaca ve sırları çözmekle kalmayacak, aynı zamanda yaratıklar ve düşmanlarla da mücadele edecek. Tüm bunların arkasındaki asıl rakipse, karanlık. Oyunumuz Penumbra: Black Plague’da grafik konusunda ilk oyundan farklı olarak su efekti, buzlu cam efektleri (refraction), heat haze gibi yeni efektler eklenmiş. Şunu söylemeliyim ki Black Plague’nin atmosferi Overture’dan çok daha korkutucu. İlk oyunda karşımıza düşman olarak kurtlar, devasa yer altı solucanları ve büyük örümcekler vardı. Bu bölümdeki düşmanlarımız bir tür virüse maruz kalmış ve mutasyona uğramış insanlar olacak. Belli belirsiz konuşmaları, çıplak ayaklarının ıslak sesleri ve ellerindeki fenerlerle bizi arayıp duracaklar etrafta. ve Penumbra: Black Plague minimum sistem gereksinimleri şöyle: Windows 2000/XP, Pentium III 1 Ghz ya da eşdeğeri, 256 MB RAM, 64 MB Geforce 3Ti / Radeon 8500 üzeri. Ardından Yusuf Yusuf…